Hani mekan oynatıyor diyoruz ya hakkaten öyle. Galatasaray müthiş bir pres gücü ile başladı maça. Eskişehirspor afalladı diyebiliriz. Stancu’nun dolaşarak rakibi hallaç pamuğu gibi atması , iyi bir Kazım ile birleşince goller erken geldi.
Sabri’nin şutunu iyi takip eden Cana’nın kafası ile öne geçti Galatasaray. Cana demişken biraz değinelim şu yürekli insana. Transfer edilirken bazı noktalara değinmiştim. Hatırlayın bazı yorumcular “Cana’dan 50 tane var bu ülkede” dediler. Cevabı her maç Cana’dan alıyorlar. Marsilya’da , Sunderland’de kaptanlık yapmış bir adam için yorum yaparken mahalle ağzı yorumlarını bırakmak gerekiyor. Yoksa böyle cevabı alırsın. Asıl mevkisi olmamasına rağmen stoper bile oynuyor layıkıyla. Devam Aslan Yürek..
Sağlı sollu bindirmeler , Kazım’ın , Culio’un iyi oyunu bir anda farkı üç yaptı Türk Telekom Arena’da.
İkinci yarı daha bir rolanti oynar diye düşündüm Galatasaray için ama yanıldım. Aynı istek , aynı arzu devam etti. Asya Kupası’nda finale kadar tüm maçları oynayan Kewell ve Neill ‘i oyundan almak akıllıcaydı. Çünkü aşırı yük bindi bu iki Avustralyalıya Asya Kupası’nda. Skor da rahat olunca Hagi dinlendirmek istedi. Son derece haklı ancak rüzgar bir ara ters esti.
Eskişehirspor’un arka arkaya buldu iki gol var ki Ümit Karan’ın frikiğine ayrı değinelim. Eski dost güzel bir gol bıraktı filelere. Ümit'in Galatasaray'da frikik golünü hatırlamıyorum. Sürprizi bize yaptı.
Müthiş bir futbol oynadı Galatasaray ancak bir anda skor 3-2’ye gelince ister istemez insan tedirgin oluyor. Neyse ki köşe vuruşundan gelen topa Kazım zekice dokundu ve Milan Baros geri döndü. Baros yavaş yavaş daha fazla dakika alıyor. Baros arkası Stancu çok daha iyi olacak. Culio müthiş çalışıyor. Bir de Arda daha dönmedi. Haa bir de Pino var. İyi bir harman bekleyelim Hagi’den. Özellikle kanatlarda çok fazla alternatifi olacak sakatlar dönünce. Hep beraber bekleyip , göreceğiz.
milan baros etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
milan baros etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Şubat 2011 Pazar
26 Eylül 2010 Pazar
Galatasaray:3 İ.Belediye:1
Son günlerin aksine oyuna daha hızlı başlayan bir Galatasaray vardı. Öyle ki Serkan Kurtuluş’un beni şaşırtan iki müthiş ortasından biri gol oldu öteki de penaltı oldu.
İlk 10 dakikada Galatasaray oyunu kopardıktan sonra tempoyu hafif hafif düşürdüler.
İstanbul Belediye kontrolü daha sonra ele alsa da moral olarak da kötü duruma düştükleri için etkili olmadılar. Galatasaray da pek alan bırakmadı.
Galatasaray kontralarla gelmeye çalıştı ki etkisiz Aydın’ın getirdiği topu Baros inanılmaz bitirdi. Galatasaray üç farkı yakaladı.
Rijkaard ilk onbirde Cana’yı düşündü. Bu yüzden Kewell yabancı kontenjanına takıldı.
Galatasaray’ın bu maçta ileri ucuna bakarsak Baros’un dışında etkili olan bir oyuncuyu söyleyemeyiz. Aydın kötüydü, Misimoviç beklenen düzeyde değildi. Pino ise idare etti.Ama buna rağmen Galatasaray ilk yarı son maçlarının aksine 3 gol birden buldu.
Ayhan-Cana ikilisi Sarp-Ayhan ikilisine göre daha iyi göründü. Buradaki en önemli faktör de Ayhan’dır. Uzun zamandan sonra form olarak son derece iyi. Hata yapıyor yapacaktır da. Topla oynayan , pas dağıtan adam illa ki hata yapar zaten. Ancak Cana da şu an yeterli düzeyde değil. 60 dakikalık oynuyor . Rijkaard da bunu düşünerek oyundan aldı. Tabii yabancı kontenjanı olayı hocayı da etkiliyor.
Arda’nın dönüşü hücumu daha zenginleştirecektir. Böylelikle Rijkaard kanatlarda Kewell – Arda veya Arda – Pino ‘yu düşünecektir.
Servet’e ayrı değinelim. Kondisyon olarak şu an müthiş durumda. Geçen sezondan çok daha farklı bir görüntü sergiliyor. Her pozisyonda rakibi bozmaya gayret ediyor. Bunu da başarıyor.
Baros’a gelirsek..
Maça iki pozisyon harcayarak başladı sonrasında işi bitiren adam oldu. Bitiriciliği müthiş. Bir forvette de olması gereken bu. Geçen sezon sakatlığından dolayı olmayışı Galatasaray’ı olası şampiyonluktan etmişti. Hatırlayalım..
Galatasaray kötü başladı sezona. Ama arka arkaya gelen seri galibiyetler takımı da moral olarak üst seviyeye taşıdı. Genel olarak güzel bir lig olduğu kanaatindeyim. İyi bir lig izliyoruz.Ben öyle düşünüyorum..
*jaglersport.com yazımdır
İlk 10 dakikada Galatasaray oyunu kopardıktan sonra tempoyu hafif hafif düşürdüler.
İstanbul Belediye kontrolü daha sonra ele alsa da moral olarak da kötü duruma düştükleri için etkili olmadılar. Galatasaray da pek alan bırakmadı.
Galatasaray kontralarla gelmeye çalıştı ki etkisiz Aydın’ın getirdiği topu Baros inanılmaz bitirdi. Galatasaray üç farkı yakaladı.
Rijkaard ilk onbirde Cana’yı düşündü. Bu yüzden Kewell yabancı kontenjanına takıldı.
Galatasaray’ın bu maçta ileri ucuna bakarsak Baros’un dışında etkili olan bir oyuncuyu söyleyemeyiz. Aydın kötüydü, Misimoviç beklenen düzeyde değildi. Pino ise idare etti.Ama buna rağmen Galatasaray ilk yarı son maçlarının aksine 3 gol birden buldu.
Ayhan-Cana ikilisi Sarp-Ayhan ikilisine göre daha iyi göründü. Buradaki en önemli faktör de Ayhan’dır. Uzun zamandan sonra form olarak son derece iyi. Hata yapıyor yapacaktır da. Topla oynayan , pas dağıtan adam illa ki hata yapar zaten. Ancak Cana da şu an yeterli düzeyde değil. 60 dakikalık oynuyor . Rijkaard da bunu düşünerek oyundan aldı. Tabii yabancı kontenjanı olayı hocayı da etkiliyor.
Arda’nın dönüşü hücumu daha zenginleştirecektir. Böylelikle Rijkaard kanatlarda Kewell – Arda veya Arda – Pino ‘yu düşünecektir.
Servet’e ayrı değinelim. Kondisyon olarak şu an müthiş durumda. Geçen sezondan çok daha farklı bir görüntü sergiliyor. Her pozisyonda rakibi bozmaya gayret ediyor. Bunu da başarıyor.
Baros’a gelirsek..
Maça iki pozisyon harcayarak başladı sonrasında işi bitiren adam oldu. Bitiriciliği müthiş. Bir forvette de olması gereken bu. Geçen sezon sakatlığından dolayı olmayışı Galatasaray’ı olası şampiyonluktan etmişti. Hatırlayalım..
Galatasaray kötü başladı sezona. Ama arka arkaya gelen seri galibiyetler takımı da moral olarak üst seviyeye taşıdı. Genel olarak güzel bir lig olduğu kanaatindeyim. İyi bir lig izliyoruz.Ben öyle düşünüyorum..
*jaglersport.com yazımdır
Etiketler:
ayhan akman,
catenaccio,
galatasaray,
istanbul belediyespor,
milan baros
12 Nisan 2010 Pazartesi
Baros ve Tribün
Baros’tan başlayalım. Kendisinin sakatlığı Galatasaray’ın koca bir yılını heba etmiştir. Bunu net bir şekilde söylüyorum. Baros’un o 4 aylık sakatlık periyodu olmasa şu zamanlarda ligimizin şampiyonu belli olmuştu. Bunu tek bir oyuncuya bağlamak ne kadar doğru diye sorabilirsiniz. Eğer bu oyuncu Baros ise bunu söyleyebilirim. Uyumu,tekniği,alan daraltması,kendini boşa çıkarma vb. gibi bir çok özelliği ile Galatasaray’ın en etkili silahı.
4 aydır topa vurmamış. Ligde 9 golü var. Geçen hafta da kart cezalısı olduğu için oynamadı. Fark umarım anlaşılmıştır.
Diyarbakırspor maçına gelince taraftarın protestosu maçtan daha ön plana çıktı. Küfürlü protestonun olmaması olgun bir davranış.
Zaten Galatasaray taraftarından beklenen bu.
İlk beş dakika sessiz protesto.Gerçekten çok güzel.Rijkaard’ın arkasındayız mesajı ; medyaya inanılmaz güzel bir gönderme oldu. Ancak Jo’ya yapılanlar biraz işin boyutunu değiştirdi. Elbette medyaya yansıyanlar Jo için olumsuz şeyler. Hedef gösterilerek bariz bir şekilde ıslıklamak abartıldı diye düşünüyorum.
Ayrıca şunu da belirteyim. Arda Turan Galatasaray’ın evladıdır , kaptanıdır. Arda Turan’a sıradan bir oyuncu gibi davranamazsınız. Bir grup karşı çıkmaya çalışsa da Arda’ya yapılan saygısızlık affedilemez. Arda’ya ruhsuz demek ayıptır. Her puan kaybından sonra kahrolan ve sakatlığı nedeniyle son haftalardaki kötü gidişe mani olamayan kaptana bunlar yapılmamalıydı. Galatasaray taraftarı bugüne kadar hiçbir kaptanına sırt çevirmedi.Yine çevirmedi.Bir grup taraftar bunu yapan ama ne olursa olsun Arda’ya sahip çıkılmalı.Zaten çok seviliyor.Ancak bazen öfke bu tip durumlar doğurabiliyor.
Şuna yürekten inanıyorum ki ; Alpaslan Dikmen olsa bu protestolar dozunda kalırdı. Bu da işin farklı boyutu.
Önümüzdeki hafta Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi var. Medyaya yansıyanlara bakarsak Hüseyin Göçek bu maça verilecekmiş. Şunu söyleyeyim. Hüseyin Göçek o maça verilirse maç toz duman olur. Kapasitesi olan bir hakem verilmeli düşünüyorum. Derbinin hakemi formda isim Mustafa Kamil Abitoğlu olmalıdır.
4 aydır topa vurmamış. Ligde 9 golü var. Geçen hafta da kart cezalısı olduğu için oynamadı. Fark umarım anlaşılmıştır.
Diyarbakırspor maçına gelince taraftarın protestosu maçtan daha ön plana çıktı. Küfürlü protestonun olmaması olgun bir davranış.
Zaten Galatasaray taraftarından beklenen bu.
İlk beş dakika sessiz protesto.Gerçekten çok güzel.Rijkaard’ın arkasındayız mesajı ; medyaya inanılmaz güzel bir gönderme oldu. Ancak Jo’ya yapılanlar biraz işin boyutunu değiştirdi. Elbette medyaya yansıyanlar Jo için olumsuz şeyler. Hedef gösterilerek bariz bir şekilde ıslıklamak abartıldı diye düşünüyorum.
Ayrıca şunu da belirteyim. Arda Turan Galatasaray’ın evladıdır , kaptanıdır. Arda Turan’a sıradan bir oyuncu gibi davranamazsınız. Bir grup karşı çıkmaya çalışsa da Arda’ya yapılan saygısızlık affedilemez. Arda’ya ruhsuz demek ayıptır. Her puan kaybından sonra kahrolan ve sakatlığı nedeniyle son haftalardaki kötü gidişe mani olamayan kaptana bunlar yapılmamalıydı. Galatasaray taraftarı bugüne kadar hiçbir kaptanına sırt çevirmedi.Yine çevirmedi.Bir grup taraftar bunu yapan ama ne olursa olsun Arda’ya sahip çıkılmalı.Zaten çok seviliyor.Ancak bazen öfke bu tip durumlar doğurabiliyor.
Şuna yürekten inanıyorum ki ; Alpaslan Dikmen olsa bu protestolar dozunda kalırdı. Bu da işin farklı boyutu.
Önümüzdeki hafta Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi var. Medyaya yansıyanlara bakarsak Hüseyin Göçek bu maça verilecekmiş. Şunu söyleyeyim. Hüseyin Göçek o maça verilirse maç toz duman olur. Kapasitesi olan bir hakem verilmeli düşünüyorum. Derbinin hakemi formda isim Mustafa Kamil Abitoğlu olmalıdır.
Galatasaray : 4 - Diyarbakırspor : 1
4 Ekim 2009 Pazar
KARİZMA FENA ÇİZİLDİ!
http://www.jaglersport.com/yazi.php?id=433
Galatasaray istekli oynamadı.İki-üç maçtır devam eden huzursuzluk Ankara’da tavan yaptı.
Keita ve Sabri’nin eksikliği sağ kanadı belli ki etkilemiş.Aydın ve Uğur bir pozisyon dışında çok da uyumlu değillerdi.Yakaladıkları tek uyumda ise Uğur’un kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda top direği tercih etti.
Elano’nun fazla sorumluluk almaması hem kendini hem de takımı sıkıntıya sokuyor.Topla daha çok buluşmalı.
Caner ise gayretliydi.Kullandığı toplar olumluydu.
Ayhan’ı ise son zamanlarda hiç bu kadar kötü görmemiştim.Çok top kaybı yaptı.Baros ve Nonda yakaladıkları az ama öz pozisyonları dışarı dikince Galatasaray kötü bir yenilgi aldı.
Arda eski formundan biraz uzak.Gayretli ama kafasındakileri sahaya yansıtmakta bu aralar zorlanıyor.Her maç olağan üstü oynaması zaten beklenemez.Bana göre bu maçta bazı pozisyonları daha iyi servis yapabilirdi.Kendi kullanmayı tercih etti.
Geçen seferde belirttiğim gibi belli sistemi bozmak istemiyor Rijkaard.Ancak zora giren maçlarda şu Baros ile Nonda neden yan yana oynamıyorlar bilmiyorum, anlam da veremiyorum.
Galatasaray maç kaybedebilir.Sadece bu maçla da kalmayabilir.Ancak madem risk alıyorsunuz.Stoperleriniz orta sahaya kadar çıkıyor.Servet ve Hakan Balta serbest oyun kurucu gibi bir giriyor , bir çıkıyor.O zaman ileriyi çoğaltsan daha iyi olmaz mı Rijkaard Hoca. Bari sen yapma diyesi geliyor insanın.Oyunu hücuma yıkmanın ne sonuç vereceğini bir denese hiç fena olmazdı bana göre.Belki idmanda bazı şeyleri deniyordur ancak maç atmosferi çok farklı.
Bu konuya çok takıldım.Bilmiyorum ne olacak?
Bu arada şunu da belirtiyim. Meydanı boş bulanlar şimdi konuşmaya başlarlar. Karalar bağlamaya gerek yok.Rijkaard Galatasaray için bir şanstır.Galatasaray Yönetimi ve Taraftarı bunun bilincinde.
Dediğim gibi karizma fena çizildi.Ama futbolda bunlar var.Barcelona’daki ilk senesinde de Rijkaard kötü sonuçlar almıştı.Sonradan toparlamıştı. Bu sefer Galatasaray lige iyi başladı.Ancak şimdi işler iyi gitmiyor.Milli maç arası umarım ilaç olur.
Ali Sami Yen’deki Trabzonspor maçı çok kritik maç bana göre.Sonrası ise Kadıköy.
Dikkatli olmak lazım!
Galatasaray istekli oynamadı.İki-üç maçtır devam eden huzursuzluk Ankara’da tavan yaptı.
Keita ve Sabri’nin eksikliği sağ kanadı belli ki etkilemiş.Aydın ve Uğur bir pozisyon dışında çok da uyumlu değillerdi.Yakaladıkları tek uyumda ise Uğur’un kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda top direği tercih etti.
Elano’nun fazla sorumluluk almaması hem kendini hem de takımı sıkıntıya sokuyor.Topla daha çok buluşmalı.
Caner ise gayretliydi.Kullandığı toplar olumluydu.
Ayhan’ı ise son zamanlarda hiç bu kadar kötü görmemiştim.Çok top kaybı yaptı.Baros ve Nonda yakaladıkları az ama öz pozisyonları dışarı dikince Galatasaray kötü bir yenilgi aldı.
Arda eski formundan biraz uzak.Gayretli ama kafasındakileri sahaya yansıtmakta bu aralar zorlanıyor.Her maç olağan üstü oynaması zaten beklenemez.Bana göre bu maçta bazı pozisyonları daha iyi servis yapabilirdi.Kendi kullanmayı tercih etti.
Geçen seferde belirttiğim gibi belli sistemi bozmak istemiyor Rijkaard.Ancak zora giren maçlarda şu Baros ile Nonda neden yan yana oynamıyorlar bilmiyorum, anlam da veremiyorum.
Galatasaray maç kaybedebilir.Sadece bu maçla da kalmayabilir.Ancak madem risk alıyorsunuz.Stoperleriniz orta sahaya kadar çıkıyor.Servet ve Hakan Balta serbest oyun kurucu gibi bir giriyor , bir çıkıyor.O zaman ileriyi çoğaltsan daha iyi olmaz mı Rijkaard Hoca. Bari sen yapma diyesi geliyor insanın.Oyunu hücuma yıkmanın ne sonuç vereceğini bir denese hiç fena olmazdı bana göre.Belki idmanda bazı şeyleri deniyordur ancak maç atmosferi çok farklı.
Bu konuya çok takıldım.Bilmiyorum ne olacak?
Bu arada şunu da belirtiyim. Meydanı boş bulanlar şimdi konuşmaya başlarlar. Karalar bağlamaya gerek yok.Rijkaard Galatasaray için bir şanstır.Galatasaray Yönetimi ve Taraftarı bunun bilincinde.
Dediğim gibi karizma fena çizildi.Ama futbolda bunlar var.Barcelona’daki ilk senesinde de Rijkaard kötü sonuçlar almıştı.Sonradan toparlamıştı. Bu sefer Galatasaray lige iyi başladı.Ancak şimdi işler iyi gitmiyor.Milli maç arası umarım ilaç olur.
Ali Sami Yen’deki Trabzonspor maçı çok kritik maç bana göre.Sonrası ise Kadıköy.
Dikkatli olmak lazım!
Etiketler:
Frank Rijkaard,
galatasaray,
milan baros,
nonda
2 Ekim 2009 Cuma
Futbol böyle bir şey!
http://www.jaglersport.com/yazi.php?id=430
Futbol enteresan bir oyun. Siz ne kadar iyi gözükseniz de her şey ne yazık ki skora bağlı oluyor.Hafta sonu Galatasaray, belalısı Eskişehirspor’u yenemedi. Geçen sene her iki maçta da yenildiği rakibini yine deviremedi.
UEFA’ya döndüğümüzde ise vasat bir Sturm Graz vardı karşımızda. Kalite olarak vasatlardı ama iyi kapanan bir ekip. Bir kere hızlı kontra atağa kalktıklarında da zaten golü buldular.
Futbolda bazen şansınız olmadı mı gerçekten çok zorlanıyorsunuz.
İlk yarının son anlarında Baros’un kafa vuruşunu kaleci inanılmaz bir refleksle çıkardı ve dönen top gol oldu.Aynı Baros 2 metreden topu direğe vurdu. Yani futbolda bazen ne yaparsanız yapın top girmek istemedi mi girmiyor. “
Yok sistemmiş yok oyuncu değişiklikleriymiş “ ne yaparsanız yapın nafile!
Topun canı vardır dedikleri böyle bir şey işte.
Bunu yanına bir de Hollandalı hakemler ekibi işe karışınca Galatasaray geriye düştüğü maçı çeviremedi ve bir puanla yetindi. Hollandalı hakemler Rijkaard’a kıyak yapmamak için az daha Galatasaray’ı doğruyorlardı. Bir dönem Orhan Erdemir’in Fiorentina’nın başında olan Fatih Terim’e yaptığı gibi. Hatırlarsak o dönemde Fiorentina’nın UEFA Kupası maçında Orhan Erdemir Fatih Terim’i tribüne göndermişti.
Galatasaray taraftarı Rijkaard’a ve ekibine sonuna kadar güveniyor. Ancak sıkıntıya giden bazı maçlarda Nonda ile Baros’u neden yan yana göremiyorlar bunu soruyorlar.Her teknik adamın inandığı bir sistem bir oyun tarzı var. Rijkaard’ın bir bildiği vardır deyip susmak ne kadar doğru bilemem.
Bu arada hep kendi hakemlerimizi eleştiriyoruz.Ancak gördüğümüz doğruları da söyleyelim.Galatasaray-Eskişehir maçında Cüneyt Çakır birkaç ufak hata dışında çok güzel bir maç yönetti. Tebrik ediyorum.Levent Kızıl’ın bir açıklaması var.“Seneye Şampiyonlar Ligi gruplarında Selçuk Dereli ve Cüneyt Çakır maç yönetecek” diye.Gerçekten çok iyi bir gelişme. Umarım bunun sonu bir Dünya Kupası’nda veya Avrupa Şampiyonası’nda bir Türk hakem görmek olur.
Ne diyelim bu Hollandalı’yı gördükten sonra bizimkiler iyi diyesi geliyor insanın.
Futbol enteresan bir oyun. Siz ne kadar iyi gözükseniz de her şey ne yazık ki skora bağlı oluyor.Hafta sonu Galatasaray, belalısı Eskişehirspor’u yenemedi. Geçen sene her iki maçta da yenildiği rakibini yine deviremedi.
UEFA’ya döndüğümüzde ise vasat bir Sturm Graz vardı karşımızda. Kalite olarak vasatlardı ama iyi kapanan bir ekip. Bir kere hızlı kontra atağa kalktıklarında da zaten golü buldular.
Futbolda bazen şansınız olmadı mı gerçekten çok zorlanıyorsunuz.
İlk yarının son anlarında Baros’un kafa vuruşunu kaleci inanılmaz bir refleksle çıkardı ve dönen top gol oldu.Aynı Baros 2 metreden topu direğe vurdu. Yani futbolda bazen ne yaparsanız yapın top girmek istemedi mi girmiyor. “
Yok sistemmiş yok oyuncu değişiklikleriymiş “ ne yaparsanız yapın nafile!
Topun canı vardır dedikleri böyle bir şey işte.
Bunu yanına bir de Hollandalı hakemler ekibi işe karışınca Galatasaray geriye düştüğü maçı çeviremedi ve bir puanla yetindi. Hollandalı hakemler Rijkaard’a kıyak yapmamak için az daha Galatasaray’ı doğruyorlardı. Bir dönem Orhan Erdemir’in Fiorentina’nın başında olan Fatih Terim’e yaptığı gibi. Hatırlarsak o dönemde Fiorentina’nın UEFA Kupası maçında Orhan Erdemir Fatih Terim’i tribüne göndermişti.
Galatasaray taraftarı Rijkaard’a ve ekibine sonuna kadar güveniyor. Ancak sıkıntıya giden bazı maçlarda Nonda ile Baros’u neden yan yana göremiyorlar bunu soruyorlar.Her teknik adamın inandığı bir sistem bir oyun tarzı var. Rijkaard’ın bir bildiği vardır deyip susmak ne kadar doğru bilemem.
Bu arada hep kendi hakemlerimizi eleştiriyoruz.Ancak gördüğümüz doğruları da söyleyelim.Galatasaray-Eskişehir maçında Cüneyt Çakır birkaç ufak hata dışında çok güzel bir maç yönetti. Tebrik ediyorum.Levent Kızıl’ın bir açıklaması var.“Seneye Şampiyonlar Ligi gruplarında Selçuk Dereli ve Cüneyt Çakır maç yönetecek” diye.Gerçekten çok iyi bir gelişme. Umarım bunun sonu bir Dünya Kupası’nda veya Avrupa Şampiyonası’nda bir Türk hakem görmek olur.
Ne diyelim bu Hollandalı’yı gördükten sonra bizimkiler iyi diyesi geliyor insanın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


