arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2010 Salı

Analiz:2006 İtalya'sı,2010 İspanya'sı...

Hangisinin oynadığı futbol göze hoş geliyor.Herkes için tabii ki İspanya yanıtı gelecek.
İspanya total futbolu oynamaya çalışan, oyunu hep ön tarafa atan bir anlayışa sahip.Her ne kadar kalabalık bir orta saha grubu ile çıksalar da amaçları bu. Ancak bana göre çektikleri gol sıkıntısının temel nedenlerinden biri de bu.

2010 Dünya Kupası’nda daha ilk maçta kaybetti İspanyollar İsviçre’ye.
İsviçre oynatmama üzerine çıktığı maçta devirmişti İspanya’yı.
Sonrasında ise İspanya kalan tüm maçlarını kazanarak kupayı aldı. Son 4 maçının 1-0 ile bittiğini göz önünde bulundurursak bu nasıl total futbol anlayışı diyeceksiniz?
Honduras’ı bile iki gol ile geçen bir İspanya izledik bu Dünya Kupası’nda.8 gol ile tamamladılar turnuvayı.

Aslına bakarsanız İspanya’nın özeti şurada:
Öne geçtikleri zaman rakibi bayıltan bir yapıya sahipler. Pas pas pas …
Adeta öldürüyorlar rakipleri.Ancak ya geriye düşerlerse…
İşte o zaman sıkıntı oluyor.İsviçre’nin uyguladığı şablon ortaya çıkıyor ki İsviçre o maçta biraz İtalyan özentiliği de yaparak catenaccio uygulamaya çalıştı ve başarılı da oldu.Hatta maç içerisinde farkı açacak pozisyonlar da bulmuşlardı.

İşte şuursuz bir kapanma yerine akıllı oynamayı tercih eden ekipler başarılı olabiliyorlar İspanya’ya karşı.Aslında sadece İspanya değil her takıma karşı. Paraguay’da da bunu gördük.Onlar çok daha iyi bir şablonla sahadaydılar.
Oyunu arka tarafta kabullenmek yerine orta sahayı inanılmaz kalabalık tutup ön alanda bastılar hep.Rakip sahada 5-6 Paraguaylı pres uygulamıştı hatırlayın. Arkadaki dörtlü ise hiç çıkmadı , çakılı oynadılar.Bunun meyvesini de aldı aslında Paraguay.Üstelik penaltı da kazandılar.Ancak atamadılar işte.Maçın kırılma anı. O penaltı belki gol olsa İspanya’dan eser kalmayabilirdi.

2006’da İtalya ne yaptı?

İtalya ezelden beri defansif yapısıyla tanınır.Aslında buna defansif bir yapı demek yanlış.
Uyguladıkları catenaccio sisteminden dolayı bu yakıştırma yapılıyor.Ancak catenaccio nasıl uygulanır?
Catenaccio elinizdeki futbolcu yapılarıyla çok alakalı.4 sene önceki İtalya ile bugün ilk turda elenen İtalya arasında çok fark var.Hem 4 yaş daha yaşlanmış bir ekip olarak geldiler.
Hem de 2010’da gördüğüm İtalya kadrosu belki de tarihlerindeki en kötü kadro.
Bu oyuncularla başarılı olmanız çok güç.

Tekrar 2006’ya dönersek catenaccio uyguladı diyoruz ya İtalya. İşte o İtalya 12 gol bırakmış rakip filelere. 2 gol de yemişler.
İspanya 2010’da 8 atıp, 2 yemişti. Burada bir tezatlık yok mu o zaman?

Elbette var.İtalya o dönem Çek Cumhuriyeti,Gana ve Abd ile karşılaşmış ve lider çıkmıştı.
Kimleri vardı? Materazzisi,Nestası,Pirlosu,Tottisi,Cannavarosu,Gattusosu,Grossosu,Inzaghisi,Tonisi,Del Pierosu. Unuttuğum varsa bağışlasın beni :)




Çok sağlam bir arka tarafı ve orta sahasına rağmen ileri ucu da kuvvetliydi İtalyanların.Kupayı almaları da kaçınılmaz oldu tabii.
Catenaccio felsefesi diyoruz.Hoş İtalyanlar o dönem son 16’da Avustralya’yı 90 artılarda Totti’nin penaltısıyla geçti hatırlayın.Yarı finalde Almanya’yı 118 ve 119’da geçtiler.Ama gol yemediler.İspanya da yemedi son 16’dan sonra.
İşte farkları , biri oyunu ön tarafta oynamayı seven, diğeri ise önce rakibi bozan arka tarafı sağlam bir ekip.

Bu arada sakın birisi çıkıpta Yunanistan da EURO 2004’te defansif bir anlayışla aldı kupayı demesin. Yunanistan’ın o dönem yaptığı belirttiğim gibi şuursuz kapanmanın bir eseriydi.Adeta 9 kişi kapanıp bir kişi ileride bırakarak ve sadece duran toplardan gol bulan bir takım için şanslılardı kelimesi çok oturaklı bence.
Zaten Otto Rehagel’in bir dahaki hiçbir turnuvada başarılı olamama sebeplerinden biri de budur.

Zıt bir örnek verirsek Arjantin’i ele alalım.İleri ucu inanılmaz kuvvetli.Messi,Tevez,Milito,Higuain,Aguero belki Di Maria.
Ancak ya arkası.İşte daha öncede yazdım Maradona bunu unuttu diye. O "gol yerim önemli değil silahlarım çok fazla bir şekilde golü bulurum" diye düşündü.Ama öyle olmuyor işte.
Cambiasso ve Zanetti’yi almadığı bir takım ne hallere düştü Almanya maçında.
Meksika maçında da ofsayttan o golü bulmasa ne kabuslar görecekti haberi yok Maradona'nın.



Demek ki neymiş: Takım savunması çok önemli.Önce arka tarafınızı sağlam tutacaksınız.Gol yemeyeceksiniz.

Farklı yapıları da olsa İspanya ve 2006’daki İtalya bunu yaptı.İspanya orta saha kuvveti ile biraz daha ön plana çıktı.İtalya ise taş gibi bir arka tarafı ile işi bitirdi işte.



3 Temmuz 2010 Cumartesi

Akıllı Oyun!

Arjantin iflas etti.Maradona iflas etti. Daha önce de belirttiğim gibi:
Bireysel yetenekleriniz üst düzeyde olabilir ancak takım savunmasını iyi yapamazsanız böyle dağılırsınız. Arjantin’in arka tarafı inanılmaz bozuk.Meksika maçında dahi önce ofsayttan golü buldular.Sonra bireysel bir Meksika hatası ile fark açıldı. Yoksa çok zorlanacaklardı ki Meksika’nın direkten dönen topu gol olsa Arjantin belki buraya kadar bile gelemeyecekti.

Cambiasso ve Zanetti’yi kadrosunda düşünmeyen , İnter’e Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğunu getiren Milito’ya sadece 10 dakika şans veren bir Maradona bu sonu kendi hazırladı.

Futbolda gerçek olan şu: Bir şekilde arka tarafınızı sağlam tutmak zorundasınız.Futbol bu.Gün gelir ileri ucunuz çok şansız olur,tıkanır golü bulamazsınız.İşte bu durumda gol atamıyorsanız, gol de yemeyeceksiniz. Maradona işte bunu unuttu.Nasılsa golü her zaman bulurum diye düşündü.Ne yersem fazlasını atarım diye düşündü. Öyle olmuyor işte.

Çok acı bir ders verdi Almanlar.İyi kitlediler Arjantin ileri uçlarını.Messi bile boş alan bulamadı.Tam 4 gol bıraktılar rakip kaleye ki fazlası bile olabilirdi.

Günün diğer maçı aslında tam beklediğim gibiydi.Paraguay iyi direnecek diye düşünüyordum.Ama bir şekilde İspanya turu geçer dedim.Öyle de oldu.

Portekiz’in İspanya karşısında 60 dakika dayanabilme süresini Paraguay 82 dakika olarak düzeltti.
Portekiz’den daha iyi bir oyun anlayışı ile başladılar.Gömülmediler.İspanya’nın orta saha kuvvetini,pas trafiğini nasıl bitiririz stratejisini çok güzel uyguladılar.Ön alanda bastılar.Hem de 5-6 kişi ile..
Arka tarafta da 4 kişi bırakarak, şuursuz kapanma yerine akıllı oynamayı tercih ettiler.
Bunun üzerine ikinci yarı bir de penaltı kazandı Paraguay ancak iyi penaltıcı Cardozo Casillas’a takıldı.20 saniye geçti İspanyollar kazandı bu sefer penaltıyı.Alonso önce attı,saymadı Guetamalalı. İkinci vuruşsa kaçtı.Tempo , heyecan kat sayısı bir anda arttı maçta.

Dayanamadı daha fazla Paraguay. Kadroları bu kadarına el verdi.Yoruldular.İspanya da golü buldu.Dediğim gibi bir şekilde turu geçtiler ancak maçın adamı Casillas’tır.Casillas’ın penaltı kurtarışı ve maçın son anında Santa Cruz ‘un topunu çıkarması İspanya’ya turu getirmiştir.


*Jaglersport.com yazımdır.


28 Haziran 2010 Pazartesi

Kupanın kaderi değişti!

Neresinden bakarsanız bakın turnuvanın kaderiyle oynandı bana göre.

Almanya veya İngiltere çeyrek finale çıksın diye bir derdim yok.
Veya Arjantin'in o ofsayt golü olmasa yenemeyeceğini savunmuyorum.

Ancak bariz yapılan bu hakem hataları turnuvanın kaderini etkilemiştir.

Almanya 2-0 öne geçmiş.İyi de oynuyor.Sonrasında İngilizler farkı bire indirdi hatta beraberliği yakaladı.Ancak 2. golü verilmedi İngilizlerin.Yaklaşık 1 metre içeri giren topu yardımcı hakemin görmesi beklenemez.Ancak tahmini bir yorum yapsa kendi açısından gol kararı verirdi bana göre.
Maç 2-2 de olsa Almanya turu geçemez miydi?
Geçerdi belki ama maça bu şekilde gölge düşmezdi en azından.

Arjantin maçı ise tam bir skandal. Tevez'in golü ofsayt üstü ofsayt.Nasıl süzemediler anlamış değilim.Tam 1.5 dakika sonra santra yapıldı.Orta hakem ile yardımcı hakem tekrar tartıştılar pozisyonu.Dev ekrandan da bariz şekilde görülmesine rağmen gol kararı verdiler.

Ne diyelim o da Maradon'nın şansı olmuş olsun artık!

Çeyrek finali değerlendirirsek:

Arjantin-Almanya

Arjantin'in asıl sınavı bu maç olacak.Bana göre Meksika maçında ofsayttan golü bulmasalar veya Meksika'nın direkte patlayan topu gol olsa çok daha zorlanacaklardı.

Zevkli bir maç olacak.Almanya öyle ve böyle tur atlıyor.Yine turnuva takımı olduklarının hakkını veriyorlar.En kötü zamanlarına da denk gelse en az yarı final görüyorlar.

Messi biraz kıpırdar Arjantin ilk golü bulursa tur daha yakın olur tangoculara.O yüzden bu maçta ilk gol çok önemli.Aksi takdirde Almanya'nın golü bulması demek Maradona'nın önem vermediği takım savunmasının dağılması demek olur.Almanya İngiltere'ye uyguladığı tarifeyi Arjantin'e de uygulaması kaçınılmaz olabilir.






23 Haziran 2010 Çarşamba

2. Tur: Uruguay ne yapar?Arjantin elenir mi?

A grubu analizinde bahsetmiştim Fransa'ya 2 puan veriyorum diye.Hoş! çok bile vermişim.

Tek puanla kapattılar kupayı.Uruguay ise beklediğim gibi çıktı.Takım savunması en üst düzeyde idi.Hiç gol yemeden grubu tamamladılar.G.Afrika'ya ise averajı yetmedi.Uruguay maçına yanıyorlardır şimdi.Neden 3 gol yedik diye?
Kupa bu işte. Her maçın önemi büyük oluyor.

B grubunda ise tahminim Arjantin'in arkasında Nijerya'nın çıkmasıydı.Orda yanılgım oldu.Nijerya'nın ilk iki maçtaki biraz vurdum duymaz oyunu ve G.Kore'nin inanılmaz arzusu...
Güney Kore şimdi 2. turda.

Hemen ilk eşleşmelere bakalım:

Uruguay-Güney Kore

Uruguay'ın bana göre rahat götüreceği bir maç olacak.G.Kore'nin alacağı en iyi ihtimal 0-0' dan penaltılara götürmek olur.Tamam belki biraz atak bir görüntü sergiledi G.Kore takımı gruplarda.Ancak dediğim gibi Uruguay'ın takım disiplinine hayranım.Yine gol yemezler diyorum.

Forlan,Suarez ve Cavani beceriksizlik yaparlarsa bu maç 0-0'a gider.Aksi taktirde G.Kore'nin hiç şansı yok.
Ayrıca Uruguay için; olası bir C grubu sürpizi ile (aşağıda görülen eşleme ağacına bakılırsa)
yarı final hiç de zor değil.

Arjantin-Meksika

Kupa öncesi Arjantin'e Son16'dan sonra şans vermemiştim.Bunun başlıca sebebi de Maradona idi.Rakipleri Meksika.Arjantin için bu maç çok zor geçecek.Bence hala bir takım görüntüsünden uzaklar.Ancak hırs faktörü çok önemli işte.Arzuları , istekleri bireysel yetenekleriyle birleşince bakın bir anda 9 puan yaptılar.

Arjantin'e tek tek bakarsak oyuncularına müthiş güveniyorum.Ancak Maradona benim için bir soru işaretidir.Bu yüzden ne yapacağı belli olmayan Meksika karşısında maçta geriye düşerlerse yanarlar.Aksi takdirde zor da olsa çeyrek final tangocuların.



11 Ekim 2009 Pazar

YOKUZ AFRİKA!

http://www.jaglersport.com/yazi.php?id=438
Umutlarımız çok azdı zaten.Belçika maçına çıkmadan da her şey bitmişti.Bu ruh haliyle çıktığımız maçta da iyi oynamadık ve kaybettik.Maç sonrası Fatih Terim’in açıklamaları çok önemli.Bir grup “istifa” diye bağırıyor, bir grup “imparator” diye bağırıyor.Bu bölünmüşlüğün ispatı.Bu birlik olamamanın gerçeği.

Bu ülke bir çok başarıyı bu teknik adamla görmedi mi? Daha geçen yaz Avrupa Şampiyonası’nda önemli bir başarı elde etmedik mi? Bu kadar vefasızlık neden?

Milli Takım oyuncusuna , teknik adamına yapılan terbiyesizlikler üstelik kendi insanından ne kadar acı verici.

Terim açıklıyor zaten.Milli Takım Dünya Kupası’na gidemiyorsa “başarısızım” diyor.Ermenistan maçı sonrası da gerekli açıklamaları yapacaktır.Tamam da ya bundan sonrası…

Kim geçecek Milli Takım’ın başına? Türk teknik adam olarak alternatiflerimiz çok az.İlk bakışta akıllara Ertuğrul Sağlam geliyor.O’nu da Bursaspor bırakmaz.Hem Bursaspor hem Milli Takımı da Ertuğrul Sağlam kaldıramaz.Kendisinin biraz daha tecrübe kazanması lazım bana göre.Bu ülke kimi getirse getirsin belli bir ekolümüz yok ne yazık ki!
Yabancı bir teknik adamı yüksek bir ihtimalle görebiliriz.

Bugün Terim istifa eder,yarın bir başkası.Biz önce kendi futbolumuzu düzeltmeliyiz, sonra teknik adam aramalıyız.Kendimizi ileriye taşıyamadık.Turnuvalara katılırsak iyi işler başarıyoruz.Ancak turnuvalara katılmak için elemeleri geçmeniz lazım.Biz de bu sıkıntı var.

Afrika’ya gidemiyoruz.2002’den beri de Dünya Kupası göremiyoruz.Zaten tarihte iki kere gittik.Ama Afrika’da olmalıydık.Renkli olacağını düşündüğüm bir kupada başka ülkeleri izlemek canımızı çok yakacak.

Bu adamın farklı bir bağı var…

Maradona’dan bahsediyorum.Tanrı’nın eliyle attığı golü bilmeyen yok.Bu sefer de inanılmaz bir şekilde kazandı.Arjantin 90’da yediği golle umutlarını yitirebilirdi.Çünkü Uruguay’ın arkasında kalacaktı.Son maçları da Uruguay deplasmanı.
Ekvador’un son maçta çıkaracağı bir puanla Arjantin play-off bile oynamadan Dünya Kupası’na veda edebilirdi.Ama öyle olmadı 90+3’te Martin Palermo sahneye çıktı.Tanrı bir kez daha Maradona’nın yanındaydı.Çünkü Peru’nun 90+4 ‘ te santradan gönderdiği top direkte patladı.

Arjantin yine istim üstünde.Ekvador’un garantilemiş Şili karşında maçı kazanması halinde Uruguay-Arjantin maçı cehenneme dönüşebilir.

Ancak Maradona korkmuyordur.Neden mi?
Adam torpilli arkadaş niye korksun ki?