kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2011 Cumartesi

Kayserispor:1 Manisaspor:2

Ligin en istikrarsız takımlarından biri Hikmet Karaman'ın Manisaspor'u. Bir haftası bir haftasına uymuyor adeta. Deplasman karnesi ise iç saha maçlarına göre çok daha parlak. 

Maçın başında Kayserispor'un azmi ve hırsı geçen hafta Trabzon'da oynadıkları futbolu akıllara getirdi. Ancak bu kısa süreli oldu. Bu süre içine bir gol sıkıştırsalarda pozisyon ofsayt olduğu için sayılmadı. Sonrasında Manisaspor'un biraz daha aktif olduğunu gördük ki formda bir Mehmet Güven inanılmaz çalışıyor orta sahada. Yakın mesafeden kazanılan bir frikiği iyi yere gönderen Polonyalı Iwanski Manisa'yı öne geçirdi. Maç içinde bir frikiği daha var. İyi vuruyor toplara. Kaliteli bir isim. Polonya Milli Takımı ile çıktığı 12 resmi maçın olduğunu da hatırlatalım.
Ayrıca Polonya liginde oynarken takımı Lubin'den Legia Varşova'ya transfer olurken en pahalı transfer olarak Polonya tarihine geçti. Önemli bir oyuncu. Özellikle Hikmet Hoca ile uyumu daha da önemli. Bunun altını çizelim.
Maçın kırılma anı ikinci yarıda Kayserispor'un bulduğu golün sayılmaması. Net goldü bana göre. Kalkan yanlış bir bayrak oldu. Maçın son anlarında bir çok kontra yakalayan Manisaspor 2. golü de direklerle dans eden Kahe ile bulunca film koptu tabii. Kayserispor'un son dakikada Zalayeta ile bulduğu gol iddaacıları sevindirdi. Maç 2-1 oldu. Üst oldu. Alt oynayan dostlara geçmiş olsun diyelim..

21 Kasım 2010 Pazar

Kayserispor:0 Galatasaray:0

Geçen hafta Manisaspor yenilgisinden sonra daha bir derin düşünmeye başladım. Genç kuşak sayılırız. Galatasaray’ı daha önce bu kadar kötü , bozuk hatırlamıyorum. Babama da sordum. Büyüklerimi de danıştım. Aralarında 14 sene çilesini çekenler de var. Bu kadar kötü bir sezon hatırlamıyorlar.

Kayserispor maçına geçersek..

Galatasaray’ın bir iyi bir kötü hali devam ediyor. Kayseri deplasmanında nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadı Galatasaray. Pozisyona girdi. Direkleri dövdü. Özellikle Elano’nun istediği gibi yapamadığı bir son vuruş var ki..

Kayserispor’un da yakaladığı net pozisyonlar var. Özellikle Santana’nın karşı karşıya kaldığı pozisyon çok net. Ufuk’un erken yatmaması Santana’yı şaşırttı diyebiliriz.

Şota’nın oyun anlayışı zaten bu şekilde. Maçları kilitlemeyi seven bir yapısı var ki bunu güzel uyguluyor. Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı Kayseri’de yenerken aynı şablonu gördük. Bugün de oyun şekli bu şekildeydi.

Lorik Cana’nın sakat olduğu bölgede Barış sırıtmadı. Hatta formunun biraz daha iyiye gittiğini söyleyebilirim. Lorik Cana’yı aratmadı. Hoş bazı yorumcularımız ” Lorik Cana’dan 50 tane var bu ülkede” diyor. Diyor da Cana’yı sadece burada izlediğini söylemiyor. Söyleyemiyor çünkü Cana’nın geçmişini bilmiyor.

Hakan Balta’nın ruhsuz tavrı devam ediyor. Ali Turan ise şaşırttı beni. Hiç olmadığı kadar iyi gözüktü bu maç.

Hakeme bakarsak ; Kaçak dövüştü diyebiliriz. Etliye sütlüye karışmadı. Elano dayak yedi ses çıkarmadı. Penaltıyı da es geçti. Serbest vuruşta elle kesilen topa da penaltı çalmadı veya çalamadı. Çok yetenekli bir arkadaşımız!
“İyi niyetli” olduğu için midir bilinmez ancak Markus Merk Hoca’ya selamlar olsun. Sen olsan çalardın penaltıyı dimi Markus Hoca?
Hakem vicdanı diye diye pamuk helva gibi yaptın hakemlerimizi. Tebrikler!




7 Şubat 2010 Pazar

Kan Kaybı Başladı!

http://www.jaglersport.com/yazi.php?id=521

Kayseri deplasmanları her zaman zordur.Ama Galatasaray bu deplasmandan biraz şansı olsa üç puan kopartabilirdi.

Şu maçta Baros olsa diyorsunuz içinizden ya da hazır olmasa bile Jo.Çok farklı olacağı kesin.Galatasaray baskı yapmadı mı?

Yaptı.İlk yarının son on beş dakikası ve koca bir ikinci yarı.Özellikle Kayserispor on kişi kaldıktan sonra tek kaleye çevirdiler.Ama işte ileri uç eksikliği çok hissedildi.Buna rağmen Elano ve Emre Çolak o pozisyonları gol yapsa bunların çoğu konuşulmayacak ama bana göre kaçan önemli iki puandı.

Giovanni Dos Santos ; maç boyunca pek olumlu bir hareketi yok.Çünkü hazır değil.Futbolu unutmuş.Tekrar hatırlayacağı yer Galatasaray da olabilir.Ama şu zamanda değil.Çok önemli maçlar oynayacak Galatasaray.Bu tempoda hazır futbolculara çok ihtiyaç var.Umarım en kısa sürede toparlanır. Örneğin; Jo tam toparlanacağı, maç eksiklerini gidereceği sırada sakatlandı.Bu da Jo ve özellikle Galatasaray’ın büyük şansızlığı.Futbolda yönetimler bazen kumar oynamak zorunda kalırlar.Galatasaray da Jo,Giovanni ve Nonda kumarını oynadı. Şu an için işler iyi gitmiyor.Ama futbol bu ; neyin nasıl şekilleneceğini kestirmek çok zor.

Bunda önceki yazılarımda belirttiğim bir şey var.40 yıl düşünsem Sabri’yi arayacağım aklıma gelmezdi.Arıyorsunuz işte.Uğur’un tedirgin oyunu ne yazık ki o bölgeyi aksatıyor.Sabri’nin o hızı,çevikliği en azından bindirmeleri çok belirgin hissediliyor.En yakın zamanda dönmesi dileğiyle…

Bu arada ; sen o kadar güzel bir stat yap ancak zemini hiçbir şeye benzemesin.Olacak iş değil.Uzaktan harika gözüküyor.Ancak gel gör ki patates tarlasından farkı yok.
Euro 2016’ya adayız beyler dikkatinizi çekerim…

Kafama takılan bir konu!

Tolga Özkalfa fena olmayan bir düzeyde iyi bir maç yönetti diyebiliriz.
Ama bakıyorum.
Kayserispor-Fenerbahçe. Maç Kayseri’de.Hakem Tolga Özkalfa…
Kayserispor-Galatasaray. Maç Kayseri’de.Hakem yine Tolga Özkalfa…

Kayserispor kendi evinde bu iki büyük ile oynarken neden aynı hakem veriliyor diye sorar insanlar?

Kayserispor-Beşiktaş maçına da Tolga Özkalfa’yı verin tam olsun Sayın Sarvan.

Umarım bunlar sadece bir tesadüftür.Ama bu kurum bazı tesadüfleri de engelleyecek ki insanların midesi bulanmasın!!!