gaziantepspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gaziantepspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2011 Pazar

Galatasaray:0 Karabükspor:0

Gaziantepspor kupa maçının bir kopyası diyebiliriz Karabükspor maçına da..
Oyun şablonundan tutunda verilmeyen penaltıya kadar..
Gaziantepspor maçını hatırlayın. Sürekli baskı kuran bir Galatasaray vardı. Ama gol bir türlü gelmemişti. Antep'in ise net sayılabilecek bir pozisyonu yoktu.
Karabük maçında da vaziyet aynıydı. Sabri'nin yokluğunda Hagi'nin o bölgede Neill tercihi doğru bir tercih. Stoperde Servet- Zan ikilisini kullanmayı tercih etti. Cana ideal yerindeydi. Bana göre çıkabilecek en iyi kadroydu.

Baskılı bir oyuna rağmen golün gelmemesi tabii ki takım için bir sıkıntı. Yalnız şunu hatırlatmakta fayda var. Galatasaray normal maçlar oynamıyor artık. Tribünlerden yükselen istifa seslerinin eşliğinde "bir hata yapsam ihale bana kalır mı" düşüncesinin birleştiği yerde, sahada ayağı titreyen futbolcularla top oynamaya çalışıyor Galatasaray. Kolay değil. Ne teknik adam için ne futbolcu için.

"""Bu arada yeri gelmişken belirtelim. Şu durumda stada giden 5200 yürekli taraftar saygıyı hak ediyor"""

Maça geri dönersek , Karabükspor alışılmışın dışında bir oyun ortaya koydu. Tek pozisyonları olmadığı gibi, orta sahayı geçme düşüncelerini de rafa kaldırmışlar. Standart Karabük değil bu.

Bir başka konu da ne yazık ki hakem İlker Meral. Galatasaray kötü bir sezon geçiriyor. Kabul!
Ancak Galatasaray kötü diye her maç es geçilen penaltılar da neyin nesi anlamak mümkün değil!
Kazım'a yapılan hareketin net penaltı olduğunu görmedi mi? Ama bu adam geçen sene Kasımpaşa maçında gole giden topa Ali Güneş'in el ile müdahelesini de görmemişti. İyi de arkadaş bu adam ne diye orda düdük çalıyor o zaman? Onu görme, bunu görme! Yapmayın o zaman bu işi!

Galatasaray toparlanma sürecine bir türlü giremiyor. Sorunlar çok büyük. Rijkaard'a sallayanlar şimdi Hagi'ye sallıyor. Sorun hala teknik direktörler de mi? Bu kadar mı körsünüz diyesi geliyor insanın..

Yaşananları açıklamak zor.. Bunu Haldun Üstünel'in açıklamalarında da net anlayabilirsiniz. Sayın Üstünel stadda yaşananları 15-16 yaşındaki kızına anlatmak, izah etmek zorunda kalıyorsa hakikaten zor günlerden geçiyoruz. Hele ki o jenerasyon hakikaten zor günlerden geçiyor.

Bugün aynı yaşlardaki kardeşim beni arayıp "abi istifa var mı" , "Hagi'nin durumu ne olacak", "bunlar neden istifa etmiyor" tarzında sorular yöneltiyorsa bunu daha net anlıyorsunuz.
Diyecek kelime yok. Dayan Galatasaray!

3 Şubat 2011 Perşembe

Gaziantepspor:3 Galatasaray:2

BAM’dan (Barış,Ayhan,Mustafa Sarp) yoksun bir Galatasaray..

Göze , kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? 2. yarıya kadar sürdü bu serüven..

Cana stoper. Neill ön libero. Yanında Yekta. Solda Culio. Sağda Colin. İleri uç Kewell. O’na destek arı gibi çalışan Stancu..
Oyunu ilk yarıda Antep yarı sahasına yıkacakken yenen bir gol..

Cenk’in golü. Suçlu aramak , bulmak basit. Ancak Hakan Balta’daki bu ruhsuz tavır devam ettikçe O’nun hakkında yazacaklarım iyice sertleşecek. Nedir bu tavır?
Böyle oyun olmaz. Özellikle ilk yarı Stancu , Hakan Balta’nın açıklarını kapatacağım diye helak oldu. Enerjisi bitecek diye korktum açıkçası.

Kewell’ın müthiş pasında topu iyi alan Culio, zor durumda da olsa harika bir orta kesti. Bu da O’nun kalitesinin bir göstergesi. Kazım iki hamlede gol yaptı topu. Başka da bir şey yapmadı zaten. Aşırı top kaybıyla oynadı.

2. yarı etkisiz Yekta yerine M.Sarp oyundaydı. Stancu ile fırladık yerimizden..
Ne vurdu arkadaş! Çok güzel bir gol attı Rumen. Çok çalışıyor. Enfes bir şut çıkardı. Tam Galatasaray avantajı yakaladı derken , El Yasa bir anda topa vurma gayreti gösterdi. Top da iyi yere gitti.
Sonrası ızdırap Galatasaray için. Hem Aydın Yılmaz'ın , hem de ara transferde Cenk Tosun'u bir kaç yüz bin euro için almayan Adnan Sezgin'in kulaklarını epey bi çınlattım.

Cenk Tosun iki gol ile galibiyette önemli bir rol oynadı. İyi kumaşı belli etti bir maçta. Gaziantepspor için hayırlısı olsun.

Galatasaray'ın rövanşta turu geçeceğine inanıyorum. En azından tutunacak tel dal bu kaldı. Şu kupayı da kaldıralım artık.
Son olarak Özgür Yankaya..
İleride bu adamlara muhtemelen daha çok maç verilecek. Belki de MHK bunları FIFA'ya önerecek. Yazık bize. Yazık benim ligime..
Hiç bir kararında standartı olmayan bir hakem ne yazık ki.Ömer Üründül çok beğeniyor kendilerini.
Ama çalamadı son dakika da penaltıyı. Ee o zaman ?
Ben ne yapıyım böyle yüreksizleri..


22 Aralık 2010 Çarşamba

Gaziantepspor:1 Galatasaray:1

Hedefi kupa Galatasaray’ın..

İlk maçta Denizlispor’u yenmenin rahatlığı, bugün de Antalyaspor’un berabere kalması ile Galatasaray rahat başladı Gaziantep’te.

Kadroya bir şey demeyeceğim. Sadece Aydın Yılmaz yerine Anıl ile başlayabilirdi Hagi. Kewell sola, Pino sağa , Anıl ileri uca çekilebilirdi. En azından gamsız bir Aydın yerine “aç” bir oyuncu sahaya sürebilirdi.

Özellikle Lucas Neill’in orta sahadaki sert baskısı ilk dakikalarda olmasa da sonrası için iyi bir sinyaller verdi. Galatasaray golü yedi. Ama gol atacağının sinyallerini de verdi. Önce Pino direği nişanladı. Sonrasında ise yine direk ama bu sefer içeri bıraktı topu. Müthiş bir gol attı. Ayhan’ın ilk yarıda iki muazzam ara pası vardı ki beni inanılmaz şaşırttı.

İkinci yarıya Arda ile başlamak akıllıcaydı. Ancak Arda’nın uzun süredir sahalardan uzak kalışı oyununu etkiliyor tabii. Tam olarak istediklerini yapamasa da birkaç faul almayı bildi. Kewell çok top ezdi. Gününde olsa maç Galatasaray’a rahat dönebilirdi.

Galatasaray rakibe tek pozisyon verdi. O da gol oldu. Bir de Olcan’ın enfes şutu var. Antep’te her iki takım da istediğini aldı. Çok yüksek ihtimal de iki ekip gruptan çıkacaktır.

Anlayamadığım tek nokta ise Aydın Yılmaz’ın bu oyunu ve Hagi’nin tam yetmiş iki dakika bu oyuna nasıl tahammül ettiği. Aydın Yılmaz ‘a hep destek verenlerdendim. İnandım Ama artık yolun sonu.

Her şeyin bir noktası , herkesin bir sabrı var. Bu kadar da olmaz. Oyun olarak hiçbir şey ortaya koymayabilirsiniz. Ama insan biraz gayret eder. Biraz mücadele eder. Aydın’a bir çok kez şans tanınıyor. Ama O bunları elinin tersi ile itiyor. İnandığım bir futbolcuydu. Ama olmadı. Hagi’nin 2. yarı öncesi kararını merakla bekliyorum..


Bu arada Bucaspor’dan haberler verelim. İbrahim Dağaşan ile yolları ayırmış Samet Aybaba. Çok doğru bir karar. Ayrıca Zapo , Tabata ve Fink’i Beşiktaş’tan kiralayarak daha iddaalı bir giriş yapmak isityor ikinci yarıya. Umarım her şey istediği gibi gider Samet Hoca’nın..



4 Ekim 2010 Pazartesi

Tatile Bile Gelme SAYIN UYGUN!

“Bülent Uygun ; Bucaspor'a ve İzmir'e yakışmaz,yakışamaz. Tarihinde ilk kez Süper Lig'de Bucaspor. Yazık olmasın bu kadar emeğe.5 hafta sonra istifa edip gittiğinde kimse şaşırmasın.İnşallah yanılırım,özür dilemek zorunda kalırım.Sırf ben mi böyle düşünüyorum onu da bilmiyorum.Ancak İzmir büyük gelir sana Bülent Hocam! “

Daha önce dile getirdiğim bazı şeylerin gerçekleşmesi sonucu öncelikle üzüntü içinde olduğumu belirteyim. Bülent Uygun ile ilgili bazı endişelerim vardı. Bazı noktalara temas etmiştim. Sonuna eklemeyi de ihmal etmemiştim inşallah yanılırım diye.

Ama işte görünen köy kılavuz istemiyor diye boşuna dememişler.

İki takım ele alın. Biri geçen yıl Bank Asya 1. Lig’i lider bitiren Karabükspor. Diğeri O’nun hemen arkasından Süper Lig’e gelen Bucaspor. Karabükspor ne yaptı? En doğru olanı..

Kadrosunu bozmadı. Yücel İldiz ile yola devam etme kararı son derece akıllı bir karardır. Sonuçta ortada oturmuş bir şablonu olan ekip var. Üzerine birkaç takviye yaptılar. Şu an oynadıkları futbolu ve puan cetvelindeki yerini herkes takdir ediyor.

Bucaspor’u ele alalım. Başta Özcan Kızıltan ile devam etmek en büyük doğruydu. Yönetimin de bir takım hataları yok değil. Bülent Uygun ile anlaşıldı ki Abdullah Avcı’nın direkten döndüğünü belirtelim. Keşke Sayın Avcı ile pürüzler giderilseydi diyordur bütün Bucasporlular. Olmadı işte..

Bülent Uygun’un Sivasspor’da yakaladığı başarıyı kimse küçük göremez. Ama asıl başarı devamlılıktır.
Bucaspor’a göreve geldiği ilk günden beri öyle işler yaptı ki Sayın Uygun. Anlatılmaz yaşanır cinsten. Bank Asya’dan çıkan takımdan bir Veli bir de Sercan bıraktı. Kaptan Yılmaz’dan başlayarak takımın geri kalanına kapı gösteren bir anlayış nasıl bir anlayıştır ben çözemedim..

Bu işler olurken insanlar hep şöyle düşündü? “ Herhalde çok daha iyi isimler takıma gelecek”

Tabii ki hayır. Toplama bir takım yaratmanın peşindeydi Bülent Uygun. Her transfer masraftır, extra paradır. Yeni çıkan bir ekibe bu kadar yük koyarak yola başlamak insafsızlıktır.

Haziran ortasında transfer edilen Hacettepe’den Serkan Atak, Darıca Gençlerbirliği’nden Oğuz Başaran, Milwall’dan Kamil Çörekçi, Yeni Malatyaspor’dan Ergün Cengiz, Altınordu’dan Kadit Atkın 'ı lig başlamadan geri yolladı. Altyapıdan Emrecan Afacanoğlu’na da 5 yıllık sözleşme yapın deyip kadro dışı bıraktı.

Madem deneme kararın var bu oyuncularla ilgili neden sözleşme imzalatıyorsun?
Bucaspor’un paralarının nasıl sokağa atıldığının belgesidir. Yapılan diğer transferlere hiç girmiyorum bile. Yoksa daha yazacak çok şey var..

Bu takımı yarı yolda bırakmak yapılanların en kötüsüdür. Çünkü bu takımı Bülent Uygun kurdu. O’nun oyun şablonuna göre transferler yapıldı. Yazık değil mi bu camiaya? Verilen bu kadar paraya. Bucaspor tarihinde ilk kez Süper Lig’de. Yönetim olarak , camia olarak , taraftar olarak tecrübesi olmayan bir ekip. Yönetim de sana karışmamış , git dememiş. İstifa daha 7. haftada bu kadar basit alınan bir karar mıdır?

Olayın iç yüzü Eskişehirspor’dan gelen teklif ise zaten benim yazacak başka şeyim yok. Çünkü bu noktadan sonra yazılanlar başka tarafa gider. Bülent Uygun diyor ki “İstifa ettikten sonra Eskişehirspor ile görüştüm” . Buna kim inanır derseniz ben yanıt veremem.

Hani ilkeler Bülent Hoca nerde? Eskişehirspor ile anlaştığını ben biliyorum. Belki Eskişehirspor Yönetimi gelen tepkilerden çekinip anlaşmama kararı alabilir. Ya da bir – iki gün içinde anlaştıklarını açıklarlar. O yönetimin insiyatifi..

Siz en iyisi Bülent Uygun’u Gaziantepspor Başkanı İbrahim Kızıl’a sorun. Sezon başı anlaştığı halde neden 2 gün içinde anlaşmayı fesh etmiş bir araştırın. Bu arada Sayın Başkan’a da geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum.

Ben yanılsaydım özür dilemeye hazırlıklıydım. Peki Sayın Uygun Bucaspor camiası ve taraftarı başta olmak üzere tüm İzmir’den bıraktığı enkaz için özür dileyecek mi?

Aman hocam sen iyisi mi tatile bile gelme İzmir’e !!!