İstanbul-Bodrum arasında uçakla yolculuk eden Hürriyet Gazetesi spor yazarı Erman Toroğlu’nun başına ilginç bir olay geldi. Uçaktaki yolculardan birinin gazını bırakması, Erman Hoca’yı çileden çıkarttı!
Gaz Dedektörü
İstanbul-Bodrum uçuyorum. Hostesler ikram servisi yapıyorlar. O sırada keskin bir koku yayılıyor etrafa. Vatandaşın biri akşam fasulye yemiş olacak ki basıyor gazını uçağın içine. Allahım o ne rezalet bir olay. Adamın içi çürümüş. Zehir gibiydi. Burnunu tıkasan olmaz. Pencere yok camı açasın, kapı yok kapıyı açasın. Havalandırmayı burnuma doğru sonuna kadar açtım, son bir gayretle duyulacak şekilde bağırdım. “Bu işi hanginiz yaptıysanız, kıçınız kurusun” diyebildim. Bütün yolcular, parmaklarıyla burunlarını mandal gibi sıkarak kafalarıyla bana “okey” verdiler.
Yemin ediyorum bir gaz dedektörü olsaydı, yolcuların arkalarına tutup o insanı bulup, kulaklarından kaldırıp afişe etmek isterdim. Ama böyle bir dedektör var mı bilmiyorum? Özellikle otobüslerde, metroda ve uçaklarda bu işi yapanların Allah cezalarını verir inşaallah.
Hürriyet Gazetesi
erman toroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erman toroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Eylül 2009 Perşembe
22 Eylül 2009 Salı
Hakemi de Yendi!!!
http://www.jaglersport.com/yazi.php?id=422
Bir kere Yılmaz Vural Galatasaray’ı iyi çalışmış,çözmüş.Zaten Yılmaz Hoca bu ligin ciğerini bilen bir teknik adam.Oyuncularını da ona göre motive etmiştir.Yalnız maça bakıyorsunuz 8. dakikada Ali güneş çizgide topu eliyle çıkarıyor.Hakem beyefendi de çok net süzdüğü pozisyonda ne hikmetse penaltıyı çalmıyor.Bende buna anlam veremiyorum.Ali Güneş 60 dakika oyunda kaldı.60 dakika içinde iki kez kırmızı kartla atılır ve birinde de penaltı kararı çıkar.Tabii normal şartlarda bunun böyle olması lazım.Ama İlker Meral herkese göre net olan pozisyonlarda nedense hep ikilemde.Hep kafasında bir şeyler var.O yüzden maçın yorumunu çok fazla yazmayacağım.Çünkü hakem maçın önüne geçti.Orta sahadaki fauller ; bazen süzülemeyen ince ofsaytlar hakemlerin takdir haklarıdır hata yapabilirler.Ancak bu kadar büyük hataları tüm kamuoyu gibi ben de ne yazık ki kabul edemeyeceğim.
Hakemlerimiz iyi niyetli diyoruz.Zaten art niyetli olsalar sahada ne işleri var.Öyle bir şeyi düşünmek dahi istemiyorum.Bu iyi niyetli işini o yüzden anlamış değilim.Hakemlik çok ayrı bir meslek bana göre.Herkesin yapabileceği bir iş değil.Kapasitesi meselesi.O yüzden yazıyorum bazen; herkese bu lisansı alırsa bu iş çığırından çıkar diye.Ama biz de böyle.Amatör olarak yönetilen bir işin amatör insanları…
Başka söze gerek yok.
Nonda’nın Galatasaray’daki 3. senesi.İlk senesi başarılıydı.Geçen sene çok eleştirildi.Ama geçen sene bazı yazılarımda Nonda’dan faydalanılması gerektiğini yazmıştım.Çünkü futbolu hakikaten çok iyi bilen , süzen bir futbolcu.Takıma hiç olmadık anlarda müthiş katkılar yapabiliyor. Kulübe de sıkıntı yaratmıyor.Oyuna giriyor maçı alıyor götürüyor.Galatasaray için büyük bir avantaj.
Bir de bu hafta Erman Hocama biraz takıldım.Atina’daki Galatasaray zaferine tesadüfi dedi.Katılmıyorum Erman Hocama. Panathinaikos çok gol pozisyonu bulmuş olabilir ancak maçın kırılma anlarında Galatasaray’ın attığı goller dışında farkın daha da açılmasını sağlayan Galatasaray pozisyonları var.Yani bir takımın kaçırdıklarını söylüyorsanız diğerine de bakacaksınız.Her pozisyon gol ile sonuçlanırsa maçlar iddaa tabiriyle hep “üst” biter.Futbol bu…
Bilmem anlatabildim mi?
Kısa kısa Avrupa…
Komşunun çocukları tribünde Türk Bayrağı’mızı yakarken,Galatasaray sahada en iyi cevabı veriyordu.İşte bu kadar…
Nasıl da sustu Atina.Terbiyesizlere en güzel cevaptı bu 3-1.
Başka söze gerek yok aslında…
Daum’un Fenerbahçe’si…
Ligde inanılmaz arzulu,hırslı futbol.Belediye ve Manisa maçlarını bundan biraz uzak tutabiliriz.Ama Avrupa’da süt dökmüş kedi.Neden?
Nedeni burada…
Senin teknik adamın ”Önceliğimiz Türkiye Ligi,Avrupa ikinci planda” derse,
senin başkanın “3 sene üst üste Türkiye Ligi şampiyonluğu vaat ediyorum” derse, senin futbolcunda kendi sahasında üstelik öne geçtiği maçı böyle kaybeder.
Bu sene kimse Fenerbahçe’yi bu kadar isteksiz görmedi.Kimse sakın futbolculara kızmasın.Futbolda motivasyon çok önemli.O yüzden ağızdan çıkan kelimelere herkes dikkat edecek.Tüm ilgiyi,motivasyonu Türkiye Ligi’ne çekerseniz olacağı bu.Fenerbahçe’nin hedefi bu saatten sonra Avrupa değilde Türkiye Ligi oluyorsa hiç yol kat edilmemiş demektir.Olan Türk Futbolu’na oluyor.Kaybedilen puanlara oluyor. Yazık! Daha çok maç var.Umarım herkes ders çıkarmıştır.
İyi bayramlar Türkiye…

Bir kere Yılmaz Vural Galatasaray’ı iyi çalışmış,çözmüş.Zaten Yılmaz Hoca bu ligin ciğerini bilen bir teknik adam.Oyuncularını da ona göre motive etmiştir.Yalnız maça bakıyorsunuz 8. dakikada Ali güneş çizgide topu eliyle çıkarıyor.Hakem beyefendi de çok net süzdüğü pozisyonda ne hikmetse penaltıyı çalmıyor.Bende buna anlam veremiyorum.Ali Güneş 60 dakika oyunda kaldı.60 dakika içinde iki kez kırmızı kartla atılır ve birinde de penaltı kararı çıkar.Tabii normal şartlarda bunun böyle olması lazım.Ama İlker Meral herkese göre net olan pozisyonlarda nedense hep ikilemde.Hep kafasında bir şeyler var.O yüzden maçın yorumunu çok fazla yazmayacağım.Çünkü hakem maçın önüne geçti.Orta sahadaki fauller ; bazen süzülemeyen ince ofsaytlar hakemlerin takdir haklarıdır hata yapabilirler.Ancak bu kadar büyük hataları tüm kamuoyu gibi ben de ne yazık ki kabul edemeyeceğim.
Hakemlerimiz iyi niyetli diyoruz.Zaten art niyetli olsalar sahada ne işleri var.Öyle bir şeyi düşünmek dahi istemiyorum.Bu iyi niyetli işini o yüzden anlamış değilim.Hakemlik çok ayrı bir meslek bana göre.Herkesin yapabileceği bir iş değil.Kapasitesi meselesi.O yüzden yazıyorum bazen; herkese bu lisansı alırsa bu iş çığırından çıkar diye.Ama biz de böyle.Amatör olarak yönetilen bir işin amatör insanları…
Başka söze gerek yok.
Nonda’nın Galatasaray’daki 3. senesi.İlk senesi başarılıydı.Geçen sene çok eleştirildi.Ama geçen sene bazı yazılarımda Nonda’dan faydalanılması gerektiğini yazmıştım.Çünkü futbolu hakikaten çok iyi bilen , süzen bir futbolcu.Takıma hiç olmadık anlarda müthiş katkılar yapabiliyor. Kulübe de sıkıntı yaratmıyor.Oyuna giriyor maçı alıyor götürüyor.Galatasaray için büyük bir avantaj.
Bir de bu hafta Erman Hocama biraz takıldım.Atina’daki Galatasaray zaferine tesadüfi dedi.Katılmıyorum Erman Hocama. Panathinaikos çok gol pozisyonu bulmuş olabilir ancak maçın kırılma anlarında Galatasaray’ın attığı goller dışında farkın daha da açılmasını sağlayan Galatasaray pozisyonları var.Yani bir takımın kaçırdıklarını söylüyorsanız diğerine de bakacaksınız.Her pozisyon gol ile sonuçlanırsa maçlar iddaa tabiriyle hep “üst” biter.Futbol bu…
Bilmem anlatabildim mi?
Kısa kısa Avrupa…
Komşunun çocukları tribünde Türk Bayrağı’mızı yakarken,Galatasaray sahada en iyi cevabı veriyordu.İşte bu kadar…
Nasıl da sustu Atina.Terbiyesizlere en güzel cevaptı bu 3-1.
Başka söze gerek yok aslında…
Daum’un Fenerbahçe’si…
Ligde inanılmaz arzulu,hırslı futbol.Belediye ve Manisa maçlarını bundan biraz uzak tutabiliriz.Ama Avrupa’da süt dökmüş kedi.Neden?
Nedeni burada…
Senin teknik adamın ”Önceliğimiz Türkiye Ligi,Avrupa ikinci planda” derse,
senin başkanın “3 sene üst üste Türkiye Ligi şampiyonluğu vaat ediyorum” derse, senin futbolcunda kendi sahasında üstelik öne geçtiği maçı böyle kaybeder.
Bu sene kimse Fenerbahçe’yi bu kadar isteksiz görmedi.Kimse sakın futbolculara kızmasın.Futbolda motivasyon çok önemli.O yüzden ağızdan çıkan kelimelere herkes dikkat edecek.Tüm ilgiyi,motivasyonu Türkiye Ligi’ne çekerseniz olacağı bu.Fenerbahçe’nin hedefi bu saatten sonra Avrupa değilde Türkiye Ligi oluyorsa hiç yol kat edilmemiş demektir.Olan Türk Futbolu’na oluyor.Kaybedilen puanlara oluyor. Yazık! Daha çok maç var.Umarım herkes ders çıkarmıştır.
İyi bayramlar Türkiye…
Etiketler:
avrupa,
erman toroğlu,
galatasaray,
hakem,
nonda
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)